25 Aralık 2013 Çarşamba

Belam bin Baura (Diliniyutmuş Bağıranoğlu)

İslami mücadelede zulmün sac ayakları vardır ve bunların tümü Musa'nın mücadelesinde tebarüz eder: Firavun, Haman, Karun, Samiri ve Belam. Bunların her birisinin ötekilerden farklı bir işlevi, bir fonksiyonu vardır. Şu anki konumuz Belam.

Paylaş:

14 Kasım 2013 Perşembe

Sare (sara, sarah) kelimesinin etimolojisi

"Sare/sara/sarah" kelimesinin anlamı ve etimolojisi hakkında daha önce yazmıştım, ama tekrar etmekte fayda var. Sare mutlu oldu, sevindi anlamına gelir. Arapça'daki mutluluk anlamına gelen sürur/mesrur kelimesi ile aynı kökten gelir. Hinduizm'de Brahmanın eşi olarak geçen Saraswati kelimesi de sanskritçeye göre "Sare mutlu oldu" anlamına gelir.
Paylaş:

12 Kasım 2013 Salı

Merhaba Kelimesi Süryanice mi?

Bazıları "Merhaba" Süryanice’dir demiş. Bu göre Mar+haba: "Mar" (mor) Süryanice’de yüce, ulu anlamında olup genellikle azizler için kullanılır. Mor Gabriel gibi... "Haba" da sevgi demektir. Bu durumda "Merhaba", yüce olanın, Tanrının sevgisi anlamına gelirmiş. 


Paylaş:

Keşiş hikayecidir

Keşiş, hikayeci demektir. Onlar aslında gezgin dervişler yada misyonerlerdi. Dünyayı geziyor ve farklı hikayeleri devşiriyorlardı. Böylece onların anlatacak çok hikayeleri vardı.


Paylaş:

1 Ağustos 2013 Perşembe

Esed'i desteklemek zulümdür

Bundan önceki bir kaç yazımda Müslümanların birbiri ile ilişkilerinin 'ancak kardeşlik ilişkisi' olabileceğini, kardeş olmak için Müslüman olmanın yeterli olduğunu, mezheb, cemaat, tarikat, vb. farkının kardeşlik derecesi için ölçüt olamayacağını, dinde derecenin dindarlığa (takvaya) bağlı bulunduğunu, Müslüman olmayanların da mazlum ve mağdur olmaları durumunda yine Müslümanlar tarafından korunmalarının, adaletin tahakuku için gereken ne ise yapılmasının vazife olduğunu… ifade etmiştim.

Bu İslâmî temel kurallar çerçevesinde Suriye'deki olaylara baktığımızda çarpışan iki tarafın ya müminler olduğunu veya birinin mümin, diğerinin ise başka dinden olduğunu varsayalım:

Zulüm (haksızlık, ayrımcılık, adaletsizlik…) ister müminden gelsin, ister kafirden gelsin hak ve adalet tarafında olması gereken müminlerin vazifesi 'mağdur ve mazlumun yanında yer almak' ve zalime karşı durmaktır.

Önce zalime nasihat edilir. Nasihatle yola gelmiyorsa -eğer güç dengesi müsait ise- güç kullanılarak zulüm engellenir.

Adamın birisi çıkıp da Suriye'de Esed, ailesi ve mezhebdaşlarının haklı, adil, dürüst olduklarını iddia ederse ya bilgisi eksiktir veya başka (meşru olmayan) maksadı vardır.

Esed ve yandaşları, halkın isyanından önce de zalim idiler, sonra da zalimler.

Önce bu aile ve yandaşları ülkenin nimetlerini sömürüyorlar ve kimse onlardan hesap soramıyordu. Serbest seçim yoluyla yöneticileri değiştirmek ve halkın razı olduğunu başa geçirmek mümkün değildi. Yüzde altı civarında olan Nusayrî azınlık yüzde doksandan üstün tutuluyor ve imtiyazlı bulunuyordu…

İsyan silahlı başlamadı, demokratik usuller ile hak talep edildi, asla şiddet ve silah kullanılmadı. Ama karşı tarafın hak, adalet, demokrasi vb. ile yakından uzaktan alakaları bulunmadığı, ölüm pahasına durum ve mevkilerini korumaktan başka bir düşünceleri de olmadığı için silaha sarıldılar, ülkeyi harab ettiler, yüzbinlerce insan öldürdüler.

Hadi öncesini bir yana bırakalım, gerekçe ne olursa olsun bir yöneticinin, olaylar başladıktan sonra, ülkesine ve insanına, Esed'in yaptığını yapması caiz, meşru, makul, vicdani… olabilir mi?

Olamazsa susanlar niçin susuyorlar, duranlar niçin duruyorlar, köşelerinde 'başta şöyle olmalıydı böyle olmalıydı' diye lüzumsuz gevezelikler yapanlar niçin bunu yapıyorlar da hep birlikte 'Esed, zalimsin, yaptığın insan olana yakışmaz, yeter içtiğin kan, yıktığın hanuman' demiyorlar!

Şu 'adı var, kendi yok' olan İslam dünyası eğer 'İslam dünyası' olsaydı din kardeşlerine olan şöyle dursun, dünyanın hiçbir köşesinde zulüm devam edemezdi.

Paylaş:

Grafikerler Yazılımcılar

 
Grafikerler ve Yazılımcılar
Kapalı grup · 14 üye
Gruba Katıl
Grafikerlerin ve yazılımcıların paylaşım yapacakları seviyeli bir gruptur.
 

E-posta Aboneliği

İletişim

Ad

E-posta *

Mesaj *