29 Aralık 2016 Perşembe

Evlilik Programları Evlendirmiyor

Evlilik programları aslında evlendirmiyor.
Evlilik programlarındaki kişilerin, görüşmelerin kurgu ve düzmece olduğu ve adayların para karşılığı rol yaptığı medyada bolca haber konusu oldu. Eğer doğru ise bu yeterince çirkin bir durum.

Paylaş:

Ben Bu Ay Hangi Kitapları Okudum (Aralık 2016)

Daha önce şöyle bir çağrıda bulunmuştum:
Bütün yazarlar, muharrirler, aydınlar, kanaat önderleri her ay okudukları kitapların listesini açıklasınlar. Böylece bir iki cümle ile de olsa okuduğumuz kitaplar hakkında bilgi vermiş oluruz hem de neyle meşgul olduğumuzu göstermiş oluruz.
İşte ben de bunun için bu ay okuduğum kitapların listesini aşağıda açıklıyorum:

Paylaş:

27 Aralık 2016 Salı

Daniel'in Kehaneti, Roma ve Avrupa

Babil İmparatorluğu kral Nebukadnasar’ın önderliğinde Filistin’deki MÖ. 586 yılında son Yahudi devletini yıktı, mabedi tahrip etti, Yahudilerin büyük çoğunluğunu kılıçtan geçirdi ve geri kalanlarını Babil’e sürgüne götürdü. Babil’de sürgündeki Yahudiler arasında Daniel adında bir genç vardı. Daniel’in peygamber olduğuna inanılmaktadır.

Paylaş:

26 Aralık 2016 Pazartesi

Akıl Gelişiminin Üç Aşaması

Akıl gelişiminin üç aşaması vardır:
  • Buluğ (akla erişmek)
  • Rüşd (kendi kendine doğruyu bulabilmek)
  • Kemal (başkasına da doğruyu gösterebilmek)
Belirtmek gerekir ki bu aşamalar başlangıç değil, sonuç yani tamamlama aşamalarıdırlar.


Paylaş:

18 Aralık 2016 Pazar

Eğitimde Kamp Yöntemi

Günümüzde lise eğitimi bir standart haline geldi. Hemen herkes en az lise mezunudur.

Şimdi liseye kadarki müfredat içinde hemen her yıl yer alan bir derse odaklanalım (fokuslanma). Mesela resim dersini düşünelim. Hepimiz resim dersi gördük. Ama %99'umuzun hemen hemen hiçbir resim yeteneği yoktur.

Acaba neden?

Paylaş:

Milli Eğitim Üzerine Öneriler

4+4+4 eğitiminin başarılı olmadığı gün gibi ortada. İnsanlar gerçek hayatta işlerine yarayabilecek neredeyse hiçbir şeyi okulda öğrenmiyorlar. Eğitimin daha çok pratik alanlara ağırlık vermesi gerekir.

Benim eğitim için önerim; 3+3+3+3 şeklindedir.

Paylaş:

Eğitim Türleri

Üç tür eğitim sistemi vardır:

1) Tekil eğitim. Diğer bir ifade ile usta-çırak eğitimi: Antik çağdan beri uygulanagelse de günümüzde özel ders hariç pek uygulama alanı kalmamıştır. Bu sistemde çırakın zaman zaman başka üstatlardan da ders alması gerekir. Düşünceme göre en iyi eğitim sistemi budur.

Paylaş:

Himmler'in Hess Oyunu

Üniformalı olan Himmler, takım elbiseli olan Hess.
Julian Semenov'un Himmler'in Oyunu adlı bir romanı vardır. Bu romanda kısacası Hitlerin önemli adamlarından biri ve Gestapo teşkilatının kurucusu olan Heinrich Himmler'in politik ayak oyunlarını görüyoruz.

Paylaş:

Hurafe Nedir?

Eski zamanlarda Arapların arasında خرافة Hurafe adında bir adam yaşarmış. Bir gün Hurafe kaybolmuş, yıllar sonra çıkageldiğinde kendisini cinlerin götürdüğünü iddia etmiş ve bununla ilgili pek çok hikaye anlatmış. Böylece Hurafe kelimesi, Hurafe adlı kişinin anlattığı şeyler olarak anılmaya ve kabul edilmeye başlanmış.

Paylaş:

Terör örgütleri neden hep Sünni

el-Kaide, İşid, Boko Haram, el-Nusra vs...
Bütün terör örgütlerinin Sünni olduğuna, hiçbir Şii terör örgütü bulunmadığına dikkatinizi çekerim.
Paylaş:

Eset islamcıların ve aydınların vicdanlarını lekeledi

Bana göre Eset'i savunmak İsrail'i savunmaktan çok daha büyük bir kabahattir. İsrail işgalcisi bile Eset'in yanında Zemzem suyu ile yıkanmış gibi duruyor.

Eset sadece müslümanları ve masum insanları katletmekle kalmadı aynı zamanda insanlarımızın, islamcılarımızın ve birçok hak arayıcısı adamlarımızın vicdanını lekeledi.

İran Eset ile arasını ayırmadıkça bütün kardeşlik hukukunu ayaklar altına almıştır. Kimse Şii/Sünni kardeşlik ve vahdet güzellemesi yapmasın. Çünkü inandırıcı olması mümkün değil.
Paylaş:

Tüm Suriye kızları bir Esma Eset etmedi

Suriye'nin kızları ve kadınları Esma Eset gibi giyinselerdi, onların maruz kaldığı katliam ve acılara karşı dünya ayağa kalkardı. Ama çarşaflı, ağır giysili müslüman sünni kadının çektikleri dünyanın umrunda değil. Hatta bir tek Esma Eset'in tüm Suriye kadınlarına karşı tercih edildiğini bu yüzden Batı'nın ve içimizdeki Batı kafalılarının Eset'e "GİT" diyemedikleri aşikar.
Paylaş:

16 Aralık 2016 Cuma

Araf'a Düşmek ve Araf'tan Çıkmak

Araf cennet ile cehennem arasındaki yerdir.

İnsan hayatı boyunca en az bir defa oraya düşer. Kimi bunun farkındadır, kimi değildir. Kimi ondan çıkabilmiştir, kimi çıkamamıştır.

Paylaş:

Ali Şeriati de bir Şii misyoneri idi

Ali Şeriati de öteki bağnaz mollalar gibi bir Şii misyoneri idi. Aradaki tek fark üslup farkı idi.
Ali Şiası Safevi Şiası'dan alıntı:
"Bugün de Ali Şiası’nm tebliğ odağının çok zayıflamasına karşın yine de bir Ali Şiası âliminin dilinden ya da kaleminden Ehlisünnet âlimlerinin ve Şii olmayan aydınların kulağına bir eser ya da bir söz ulaştığında onları devrimci bir biçimde değiştirmiştir."

Paylaş:

Suriye'yi ancak Sünnilik kurtarır

Suriye'yi kurtaracak olan yalnızca Sünniliktir.
Bu çok önemli.

Dikkat edin bunu bir mezhep bağnazlığı içinde söylemiyorum. Sünnilik sadece namaz kılma şeklimiz ile değil, aynı zamanda düşünme biçimimiz, dinimiz tarihimiz ve kültürel mirasımız ile de alakalıdır.
Şia hepimizi zehirledi.

Paylaş:

Hüsnü Mahalli Arap Baharı'ndan önce cihatçıları destekliyordu

Hüsnü Mahalli Arap Baharından önce bal gibi el-Kaide'yi, Taliban'ı, Çeçen mücahitlerini savunuyordu.
Hatta bi ara Kürşat Bümin ile Çeçenistan'daki bir okul baskını üzerine ağır bir polemiğe girmişlerdi. Çeçenler 1 Eylül 2004'te Osetya cumhuriyetinde bir okulu basıp öğrencileri rehin almışlar, Ruslar da okula operasyon düzenleyip bazı öğrencilerin ölümüne sebep olmuşlardı.

Paylaş:

4 Ekim 2016 Salı

Araf Süresi 188. ayetin meali hakkında

Araf süresi 188.
وَلَوْ كُنْتُ اَعْلَمُ الْغَيْبَ لَاسْتَكْثَرْتُ مِنَ الْخَيْرِ وَمَا مَسَّنِىَ السُّوءُ

Bu ayeti aşağıda 35 tane meal içinde sadece Yaşar Nuri Öztürk ile Süleyman Ateş'in meali doğru olarak yapılmış. Diğer hepsi de yanlış...

Paylaş:

23 Temmuz 2016 Cumartesi

İslam Dünyası'ndaki Akımlar ve Fethullah Gülen

Amerika ve Avrupa'nın İslam dünyasına bakışını ve ilişkilerini anlayabilmek için öncelikle yine bir ABD think-tank kuruluşu tarafından yapılan tasnifi bilmemiz gerekiyor. Rand Corporation isimli bir Ar-Ge şirketince hazırlanan bir rapora göre İslam dünyası dört temel akımdan oluşur.

1) Laikler
2) Modernistler
3) Gelenekçiler
4) Köktendinciler, radikaller

Paylaş:

3 Temmuz 2016 Pazar

Eset'in katliamlarını Erdoğan'a fatura edenler

Hiç kuşku yok ki Beşşar Eset yüzyılın en kanlı diktatörlerinden biridir. Gayri meşru bir darbe ile iktidara gelmiş olan bir caninin oğlu ve varisidir ve kendisi de canidir.

Suriye halkına onyıllardır kan kusturan gerici Baas rejiminin başıdır. Arap baharı ile başlayan, halkın insani taleplerini kanla bastırmış, yüzbinlerce insanı öldürmüş, milyonlarca insanını da ülkeden kaçırtmıştır.

Buna rağmen bazıları Eset'in katliamlarını Erdoğan'a fatura edebilmektedir. Eset'in katliamlarının faturasını Erdoğan'a kesenler ikiye ayrılır:

1) Gerçek Esetçiler: Mezhebi yakınlıktan dolayı Şiiler, Aleviler, İrancılar ve bazı solcular. Bunlar olayı bilerek çarpıtırlar. Arap baharından iki yıl önce bile Çeçen savaşçılarının Erdoğan eliyle Suriye'ye yerleştirildiğini (!) iddia edenleri dahi gördüm. Akıl almaz iddialar. Onlara göre Suriye cennet gibi (!) bir yerdi. Ta ki Erdoğan orayı karışırıp (!) muhalefeti ayaklandırana (!) kadar. Eski tüfek bir solcu olan İsmet Özel bile hükümeti eleştirirken "Eset'in kendi halkını öldürdüğü şeklinde akıl almaz iddiada bulundular" diyebilmiştir.

2) Bilinçsiz ve bir o kadar da kibirli kişiler. Bunlar aslında bir şey bilmezler. İlk maddedeki kişilerin yoğun propagandası altındadırlar. Cahil olmalarına rağmen biliyorum ediyorum kibirindedirler. Gerçekten birşey bilmiyorlar. Erdoğan bu denklemin dışında idi. Arap baharı başladığı zaman Suriyede olaylar hemen başlamadı. Deraa'da yaşları 12 cıvarında olan bir kaç çocuk duvara özgürlük içeren bazı sloganlar yazarken yakalandılar. Muhaberat bu çocukları feci işkenceler ile öldürülerek ailelerine parçalanmış cesetlerini geri verdi. Bunun üzerine Deraa'daki aileler protesto gösterileri yaptı. Her protesto gösterisi katliam ile sonuçlandı. Derken gösteriler Suriye şehirlerinde yayılmaya başladı ve katliamın dozu artarak devam etti. Bu süreç içinde Erdoğan Eset ile ikili ilişkilerini kullanıp çözüm arayışına gitti. Eset'i şiddet olmaması ve reform yapılması için çağrıda bulundular, yalvardılar yakardılar. Olayların başlamasından yedi ay sonra Eset ulusal televizyona çıkıp konuşma yaptı. Herkes reform ve rahatlama beklerken, Eset "Muhaliflerin bir avuç çapulcu olduklarını ve onların canlarına okuyacaklarını" açıkladı. Bundan sonra da ordudan kopmalar yaşandı ve bazı subaylar tarafından halkı savunmak için Özgür Suriye Ordusunun kurulduğu açıklandı. Türkiye Eset'in tüm çağrıları reddetmesinden sonra artık Eset'i desteklemenin mümkün olmadığını buna karşın Özgür Suriye Ordusunu desteklediğini açıkladı. Bundan sonra iç savaş başladı. Dikkat edin yedi ay sonra ve beşbinden fazla sivil gösteri meydanlarından öldürülmüş, onbinlerce kişi tutuklanmıştı. Erdoğan babasının yolundan giden ve çığırından çıkmış Eset'in artık gitmesi gerektiğini, inşallah yakında da gideceğini ve Emevi camiinde barış içinde namaz kılacaklarını söyledi. Ancak olaylar Erdoğan'ın istediği gibi olmadı. İran, Lübnan Hizbullahı ve dünyanın tüm şiileri ve Rusya Eset'e aktif destek verirken, muhalefeti destekleyen Erdoğan ve Arap Körfez Ülkeleri muhalefete aktif lojistik sağlayamadı. Amerika ve Avrupa Eset'in lehine olacak şekilde Suriyede hava uçuşunu yasaklamayı reddetti. Böylece o gün bugün Eset bol bol bombardıman yaptı. Yüzbinlerce ölü ve milyonlarca göçmen bu şekilde oldu. Aynı şekilde Amerika ve Avrupa Türkiye'nin ve Arap Körfez Ülkelerinin muhalefeti açıktan silahlandırmasına engel oldular. Elbette Türkiye de Körfez ülkeleri de illegal yollardan muhalefete destek olmaya devam ettiler. İşte Mit tırları operasyonu da Gülen cemaatinin Amerikan hesabına bir ifşası idi. Muhalefete ABD ve AB'den gizlice gönderilen silahları ifşa ettiler, hükümeti ve Erdoğan'ı zor durumda bıraktılar.

Olayın özeti bundan ibaret...
Paylaş:

2 Mayıs 2016 Pazartesi

İslam, İman, Küfür, Şirk, Nifak ve Ehli Kitap kavramları üzerine

Günümüzde mümin, kafir, münafık ve gayri müslim kavramlarının yeniden bir tanımlanmaya ihtiyacı var. Çünkü bu kavramlar çok sık bir şekilde karıştırılmaktadır. Biz bu makalede Kuran ve Hz. Peygamber (sa) dönemini esas alarak bu kavramları tekrardan yerli yerine oturtmak istiyoruz.

Paylaş:

Grafikerler Yazılımcılar

 
Grafikerler ve Yazılımcılar
Kapalı grup · 14 üye
Gruba Katıl
Grafikerlerin ve yazılımcıların paylaşım yapacakları seviyeli bir gruptur.
 

E-posta Aboneliği

İletişim

Ad

E-posta *

Mesaj *