16 Aralık 2016 Cuma

Araf'a Düşmek ve Araf'tan Çıkmak

Araf cennet ile cehennem arasındaki yerdir.

İnsan hayatı boyunca en az bir defa oraya düşer. Kimi bunun farkındadır, kimi değildir. Kimi ondan çıkabilmiştir, kimi çıkamamıştır.


*

Araftakiler cenneti bilirler cennet ehlini de; cehennemi de bilirler cehennem ehlini de. Ama onlar henüz bir seçim yapamamışlardır. Her bilgi yeni bir seçenekler dizisi getirir ve her seçenek seçimi zorlaştırır. Bilgiyi bilmek demek, doğruyu seçebilmek demek değildir. Arafa düşmek demek, olanca bilgiye rağmen bir seçim yapamamak demektir.

*

Araf hayatın kısır döngüsüdür.
- Bilirsin ama karar veremezsin
- Seçeneklerin vardır ama seçemezsin
- İsteklerin vardır ama heyecanın yoktur
- Yapabileceklerin vardır ama mecalin yoktur
- Mecalin vardır ama kararlılığın yoktur.
- Mutlusun ama bir o kadar da bunalımdasın.
- Başarılısın ama bir o kadar da başarısızsın.
... (liste uzar gider)

Araf, zıtlıkların insan bilincine ve iradesine en ağır darbeleri indirdiği yerdir.

*

Matrix'teki Araf sahnesi Neo'nun Metro durağında sıkıştığı sahnedir. Neo dönüp dolaşıp yine aynı yere gelir. Zihninde hapsolmuştur. Zihnini Araf'ta hapseden Trenci izin vermedikçe oradan ayrılması mümkün değildir.

*

Cehennemde olmaktansa Araf'ta olmak iyidir.
Bu yüzden zulme itaat etmektense isyan etmek daha iyidir.

*

İsyan sizi Araf'a düşürür, itaat ise Araf'tan çıkarır.
Bilgi sizi Araf'a düşürür, inanç ise Araf'tan çıkarır.

*

Araf'tan çıkmanın bir yolu da "BİLGELİK"tir. Bu en zor olanıdır.

Matrix'te Morpheus Araf'tan bilgelik yoluyla kurtulmuştur. Bilge bir kimse önce bir üstat edinir ve ondan yetki (inisiye, icazet) alır. Morhpeus bu icazeti Kahin'den almıştır. Kahin'e inancı ve sadakati tamdır.

Bilgelik en özde kendini bilmektir. İnsan kendini bilmeye yönelmemiştir.

- Ben kimim, amacım nedir, niyetim nedir, yapmakta olduğum şey nedir ve yapmadığım şey nedir. Yapmakta olduğum şey ile niyet ettiğim şey arasındaki fark ne kadardır. vs. Bunları benden başka kim bilebilir? Elbetteki en iyi ben bilebilirim.

Ama ben kendimi bilmek yerine başka herkesi bildiğimi sanıyorum. Başkalarının mükemmelliğini yada başkalarının rezilliğini biliyormuş gibi yapıyorum.

Andrei Tarkovski der ki, "Bu dünyada kendimden daha korkunç daha rezil birini ne gördüm ne de tanıdım."

Bilge insan, kendini tanımaya çalışan insandır. Yine de kendini tanıdıkça egosu erir ve günün birinde aslında bir "kendi"nin varolmadını farkeder. Bu yüzden bilge insan kendi için çalışmaz. Tao'nun dediği gibi, "Üstat kendini en arkaya koyar. Ama aslında o en öndedir." Onun kendisi için talebi yoktur, kendi benliğini en arkaya koymuştur. Ama hiç kimse de onun kadar etkili yani önde değildir.

Matrix'teki Morpheus da kendini arkaya koymuş, kendi benliğinden vaz geçerek Neo'nun doğuşuna sebep olmuştur.

*

Araf'tan çıkmanın bir başka yolu da İHANET'tir. Kararını verirsin ve inandığın uğrunda bedel verdiğin davayı satarsın.

Nitekim Matrix'te Cypher'in yaptığı tam olarak buydu. Cypher mealen şöyle diyordu: "Bildik de ne oldu. Bilmenin bedeli olarak rezilce bir hayat yaşadık. Bu da hayat mı?"

Gördüğünüz gibi Araf'ın cennete çıkan kapısı olduğu gibi cehenneme çıkan kapısı da vardır.

*

Araf'tan çıkmanın bir diğer yolu ise (CİNNET) deliliktir. Delirdiğin zaman Araf'tan çıkarsın. Aslında tüm seçeneklerini yok ettiğinde delirmiş olursun. Ve geriye seçenek kalmayınca artık Araf da yoktur. Herşey anlamsızlaşır ve buharlaşır.

Bir kimse ancak, başkaları tarafından deli olduğu anlaşıldığında delidir. Delilik de aşk gibi kontrol edilebilir değildir.

Matrix'teki Trenci'nin kendisi delidir.

*

Araf'tan çıkmanın bir diğer yolu da "TESLİMİYET"tir. Kadere teslimiyet. Olacağını sandığın, hayal ettiğin şeyi değil, olduğun şeyi kabullenmektir.

Hepimiz içimizde bir kahraman büyütürüz. Günün birinde çok ünlü biri olmak, çok zengin biri olmak, çok alim biri olmak, ve çok her ne ise olmak... Gerçekte ise sözgelimi inşaatta çalışan bir amele isem onu kabullenmek, onu sevmek ve başka bir şey olmadığımı olmayacağımı kabullenmektir.

Matrix'te Neo Tren istasyonunda sıkıştığında orada bir aile daha düşer. (Bir adam, karısı ve kızı) Ve onlar artık kendi "Karma"ları (aslında kader demektir) ile barıştıklarını barışık olduklarını söylerler. Bu yüzden Trenci gelir ve onları alıp oradan (Araf'tan) çıkarır. Neo ise Araf'ta beklemeye devam eder.

*

Araf'tan çıkmanın en güvenilir yollarından biri AŞK'tır. Ama bir kimse Araf'tan çıkmak niyetiyle aşık olamaz. Sen Aşık olmayı seçemezsin. Ancak iraden dışında içine düşersin.

Neo'nun Tren istasyonundaki Araf'tan çıkışı da Trinity'nin fedakarlık ve aşkının onu kurtarması idi.

Araf seçenekler içinden birini seçememektir. Oysa aşk tek bir seçeneğin dışındaki tüm seçenekleri yok eder. Aşık olduğunda artık geriye hiçbir seçenek kalamaz. Gözün ondan başkasını göremez. Çünkü ondan başkası da zaten yoktur.

Paylaş:

1 yorum:

  1. Ben bu arafa defalarca düştüm çıktım şimdi nerede olduğumu kestiremiyorum ve istediğim zaman oraya inebiliyorum gerçekten çıkmak okadar zoraki kelimeler yetmiyor ben bu yazıyı okumadan bunları biliyordum ama söze dökemiyordum sanki beni anlatmış ve matrix ı defalarca izledim taşlar yeni yerine oturdu i işin garibi şimdiden sonra ne olacak bilmiyorum buraya yazarken sanki kendimle konuşuyorum hani delirmek diyor ya işte o çok güzel orada Rabbini görüyorsun ve film bitiyor deliriyorsun ozaman dediği gibi araftan çıkıyorsun tek sorun seçim yapmadan yarım kalmış gibi ve çıkınca Rabbini biliyor sun ama hatılamıyorsun ve tekrar delirmek üzere iniyorsun ama herşey baştan başlıyor dışardan sana yardım edecek kimse yok ve tekrar tekrar Allahım yardımet hasbinallah ve niğmel vekil
    Cüneyt bozoğlu

    YanıtlaSil

Grafikerler Yazılımcılar

 
Grafikerler ve Yazılımcılar
Kapalı grup · 14 üye
Gruba Katıl
Grafikerlerin ve yazılımcıların paylaşım yapacakları seviyeli bir gruptur.
 

E-posta Aboneliği

İletişim

Ad

E-posta *

Mesaj *