5 Ocak 2017 Perşembe

Midyat Taş Atölyeleri Neden Kapatılıyor?

Midyat deyince aklınıza ne gelir? Hoşgörü, çok seslilik, kültür ve medeniyet... Elbette bu kültürel zenginlik mirasımızı taçlandıran bir de Midyat taşı vardır. Midyat taşı, işlemesi ve zanaatı bugünlerde yok olmak tehdidi ile karşı karşıya...
Midyat taşı ve zanaatını eskiden Süryani ustaları uyguluyordu. Babam (Usta Hacı Davut Çetin) kendi çabası ve girişkenliği ile onlardan bu taşı işlemeyi öğrendi. Babam taş zanaatının son eski ustalarından biridir. Başta TRT olmak üzere çeşitli televizyon kanallarının belgesel programları onu sayısız kez konuk etmişlerdir. Günümüzde bu mesleği ve zanaatı uygulayan ustaların büyük çoğunluğu ya onun arkadaşları yada onun yetiştirmeleridir.

Midyat taşı yaklaşık son 20-25 yıldır Midyat'taki taş atölyelerinde işleniyor. İlçede (tam sayıyı bilmiyorum) 6-7 taş madeni ve 20-25 cıvarında da taş işleme atölyesi bulunmaktadır. Bunların çoğunun sahipleri bizimle de ya akraba yada tanıdıktır. Bu atölyelerde yaklaşık 150-200 kişi cıvarında bir istihdam mevcuttur.

Son 5-10 gün içinde atölyeler ile ilgili bazı sıkıntılar olduğunu yarım kulak duyuyordum. Az işitince çok fazla da anlamaya çalışmamak gibi bir eksikliğim var. Evvel ki gün de çarşıya çıkmıştım. Midyat belediyesinin tam karşısındaki meydanda 50-60 kişilik bir grubun beklemekte olduğunu gördüm. Her halde bir sıkıntı vardır diye düşündüm. Tam geçiyordum ki, meydanda tanıdık simalar gördüm. Bir de baktım ki hepsi de bizim atölye sahipleri ve çalışanları...

Meğer Belediye, ruhsat nedeniyle takriben 15 kadar atölyenin kapısını mühürlemiş. Geri kalanları da yeni zamla birlikte çöp vergisini fahiş bulduğu için Başkan beyle yada bir yetkili ile görüşmek ve arzuhalin bildirmek niyetinde imiş. Soğuk havada 3 saate yakın bekledikleri halde bir muhatap bulamadan dağılmaya başlamışlar.

Şahsen bu manzarayı çok onur kırıcı buluyorum.

Bugün Midyat'ta söz konusu olduğunda başta Başkan, Belediye yetkilileri, tüm Midyat aristokrat sınıfı ve hemen herkes Midyat taşı ve kültürü ile iftihar edip böbürlenir. Ama söz konusu bu taşı uygulayan, bunu sürdüren insanlara gelince bu sefer onlara karşı kibirlilikle böbürlenir. Mabedi seviyoruz ama mabedin hizmetçilerini de hor görüyoruz. Olanın kısaca özeti budur.

Midyat taşı sadece Midyat için değil, tüm bölge ve tüm Türkiye için büyük bir değerdir. Hani İstanbul Sütlüce'deki Miniatürk Türkiye parkındaki Mardin Taş Evleri var ya, işte o evler bu atölyelerde hazırlanıyor.

Midyat Belediyesi ruhsat için 20,000 TL'ye yakın bir ödeme istiyor. Bu miktar atölyelerin çoğu için büyük bir para. Bu sadece belediye ruhsatı için. Bunun dışında çeşitli vergileri, stopajları, sgk ödemeleri vs. yi saymıyoruz. Belediyenin bu sene çöp vergisi için istediği miktar 3,500 TL. Kaldı ki, belediye atölyelerin çöplerini molozlarını temizlemiyor. Onlar kendi çevresel artıklarını kendileri halletmek zorundadır. Yani belediye böyle bir hizmet vermediği talep ettiği miktar çok yüksek.

Sadece belediye değil. Mesela Enerji Bakanlığı'na bağlı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün bu sene Taş Ocakları için belirlediği ruhsat bedeli, 0-50 hektar arası alanlar için 22,000 TL'cik. Bunun 15,348 TL'si ruhsat; geriye kalan 6,577 TL'si de Çevre Uyum Bedeli. Geçen sene 11,000 TL olan toplam miktar bu sene 22,000 TL oldu. %100 zam... Bunu neye göre değerlendirdiklerini bilmiyorum. Herhalde kömür ocakları ile kıyaslıyorlardır. Bugün kömür'ün tonu 700 TL cıvarında. Taş ocağından çıkarılan işlenmemiş taşın tonu ise (metre ile hesaplanıyor, 1 metreküp yaklaşık 2 ton eder, tona çevirirsek) 55 TL. Atölyelerde kesilip işlenmiş taşın ton hesabına çevrildiğindeki satış değeri 200 TL. Bunu kömür ile kıyaslamanız için söylüyorum. İşlenmiş hali bile kömürün üçte birinden az.

Yani anlayacağınız taş işi kesin olarak karlı ballı bir iş değil. Atölyeler eğer kazanç elde ediyorsa bunu daha ziyade işçiliklerinden arta kalan ve kıt kanaat yaptıkları tasarruflar ile kazanıyorlar.

Ortalama bir atölyenin kazancı, ortalama bir bakkaliyenin kazancından fazla değil. Midyat'taki en iyi taş atölyesinin kazancı ise Midyat'taki en iyi restoranın kazancından fazla değil. Belediyede çalışan sıradan bir şantiye şefinin bile bu atölye sahiplerinden daha fazla kazancı ve birikimi var. Yani esnafa, bilhassa atölyeciye bu kadar yüklenmenin anlamı yok.

Eskiden atölye sayısı bir iki tane iken karlılık vardı. Ama artık karlılık piyasanın lehine rekabete kurban gitti. Azalan iş piyasası, çoğalan üretici arz talep dengesini taş atölyelerin aleyhine çevirmiş durumda. İş kapma derdi ile girilen rekabet, mesleğin karlılığını büyük ölçüde yok etti. Buna ek olarak bölgedeki terör ve istikrarsızlık tüm inşaat sektörünü etkiledi. Bir çok atölye zaten ciddi olarak ekonomik krizde.

Vergi devletin hakkıdır. Sezar'ın hakkını Sezar'a, eyvallah... Peki Sezar bu kadar aç gözlü olmak zorunda mı? Atölyeler zaten iş yapamıyor. Yaptıkları muazzam kültürel katkıya rağmen hiçbir devlet desteği görmüyor. Destek yerine köstek var.

Başta Kosgeb, Kültür Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıklarını Koruma Müdürlükleri, Midyat Belediyesi ve diğer ilgili vakıf ve kurumların Midyat'taki taş atölyelerine sahip çıkması gerekir. Atölyeler teşvik edilmeli, desteklenmeli, örgütlenmeleri sağlanmalı, belirli bir standart kazandırılmalıdır.

Eğer Midyat taşının Türkiye, Mardin ve Midyat kültürüne bir değeri katkısı varsa ve takdir ediliyorsa zaten desteklenmeleri gerekir. Yok eğer bunun o kadar da bir önemi yoksa, o zaman atölye işletmeciliğinin sonuna gelmiş bulunuyoruz demektir.

Midyat taşının görsellerini izlemek için tıklayın:
https://www.google.com.tr/search?q=midyat+ta%C5%9F&newwindow=1&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=0ahUKEwix5siMzavRAhXde1AKHbojDFEQ_AUICCgB&biw=1366&bih=635

Paylaş:

Grafikerler Yazılımcılar

 
Grafikerler ve Yazılımcılar
Kapalı grup · 14 üye
Gruba Katıl
Grafikerlerin ve yazılımcıların paylaşım yapacakları seviyeli bir gruptur.
 

E-posta Aboneliği

İletişim

Ad

E-posta *

Mesaj *