26 Temmuz 2021 Pazartesi

Osmanlı'da Halifelik

Osmanlı Hilafet Sancağı

Tarihte Osmanlı'nın halifelik makamını kullandığı bir kaç ender vaka vardır. 

Bunlardan ilki Küçük Kaynarca Antlaşmasıdır. 1774'te 4 yıl süren Osmanlı Rus savaşında Osmanlı mağlup olmuştu. Bunun üzerine Osmanlı için şartları gayet ağır olan Küçük Kaynarca antlaşması imzalandı. Bu antlaşmada Rusya Osmanlı ülkesindeki Ortodoksların himayesini üstlendi. Aynı şekilde Kırım ve Tatar Müslümanlarının da dini bakımdan Halife'ye bağlanmasına izin verdi. Fakat Ruslar kısa bir süre sonra onu da kullandırmadılar. 

İkincisi Trablusgarp'ı (Libya) işgal eden İtalya bir süre uğraşmış fakat Libya'daki direniş de devam etmiştir. 1912'de Osmanlı ve İtalya arasında yapılan Uşi antlaşması ile Osmanlı Libya'yı İtalya'ya terk etmiş fakat İtalya da Libya Müslümanlarının dini önderlik bakımından halifeye bağlanmasına izin vermiştir. 

Üçüncüsü de 1. Dünya savaşında Osmanlı halifesinin "Cihad-ı ekber" (Büyük cihad) ilan etmesiydi. Yani tüm dünya müslümanlarını İtilaf devletleri küffarına karşı cihat etmeye çağırdı. Muhakkak bunun biraz yankısı olmuştur. Ancak bu da son derece sınırlı olmuş olsa gerektir. Örneğin Hindistan'daki müslümanlar İngilizlere karşı ayaklanmadı. Arap ve diğer müslüman milletler de bu cihat çağrısına pek uymamıştır. Elbette istisnalar olmuştur. Ama islam dünyasındaki büyük kitle harekete geçmemiştir. 

Açıkçası Hilafet makamı yüzyıllardan beri zaten içi boşaltılmış bir kurumdu. Örneğin 19. yüzyılın sonlarına 20. yüzyılın başlarına doğru Rusya Orta Asya Türk ve müslüman hanlıklarını bir bir yutmaya başladığında bunlar finans, askeri modernizasyon ve silah yardımı için Osmanlı halifesine başvurmuş, fakat Osmanlı da Rusya'nın tepkisini çekmemek için bunlara yardım edememiştir. Buhara hanlığı, Hive Hanlığı, Hokand Hanlığı vs.

Sonuç, Atatürk saltanatı kaldırdığında halifeliği hemen kaldırmamıştır. Hatta cumhuriyetin ilanından sonra da kaldırmamıştır. Muhtemelen ilk başlarda bundan faydalanmak istenmiştir. Ancak bütçe tartışmaları sırasında Halife Abdülmecit Efendi kendisine tahsis edilen bütçeyi beğenmeyip itirazda bulununca hilafet lağvedilerek halifelik hakkı TBMM'nin manevi şahsına tevdi edildi. Ne miktar bir bütçe talebi oldu bilmiyoruz. Amma velakin, günümüzde Diyanet'in bütçesi 13 milyar TL'yi bulmuşken Halife Abdülmecid'e haksızlık yapılmış olabileceği kuvvetle de muhtemeldir. 


Paylaş:

İletişim

Ad

E-posta *

Mesaj *